Kurtarıcının Üzerine Yüklenen Araçta Yolculuk Yapmak Yasak mı?
Kurtarıcı (ya da çekici) kamyonu, arızalanan veya kaza yapan bir aracı platformunda (dorsesinde) taşımak üzere kullanılan özel bir kara taşıtıdır. Bu durumda kurtarıcı araca yüklenen araç, yolculuk yapılabilecek standart bir araç olmaktan çıkar ve bir “yük” konumuna gelir. Türkiye’deki trafik mevzuatı ve trafik güvenliği kuralları, araçların üzerindeki yüklerin insanlar için uygun bir taşıma imkânı sunmaması nedeniyle, yüklenen araç içinde yolculuk yapılmasını yasaklar. Aşağıda bu durum hem hukuki hem de güvenlik açısından detaylı şekilde incelenmiştir.
Mevzuatın Hükmü
Karayolları Trafik Kanunu’na (2918 sayılı Kanun) bağlı Karayolları Trafik Yönetmeliği, “yük taşıma” ve “yolcu taşıma” konularında açık düzenlemeler içerir. Yönetmeliğin ilgili hükümleri, özellikle yük taşıyan araçların yük kısmında insan bulunamayacağını hüküm altına almıştır. Örneğin Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin Madde 130’unun (d) bendinde belirtilen esaslar çerçevesinde, bir kamyon kasasında yolcu taşınacaksa yolcuların mutlaka kasanın içine özel oturma yerleri içine yerleştirilmesi ve “yüklerin üzerine hiçbir şekilde yolcu bindirilmemesi” şartı vardır. Bu düzenleme, yük ve yolcu birlikte taşınsa bile yükün üzerinde insan bulunamayacağını açıkça belirtir.
Daha da net bir şekilde, aynı yönetmeliğin Madde 131’inde tarım araçlarıyla ilgili özel bir hükümde “Yük üzerinde insan taşınamaz” ifadesi yer alır. Yani bir römork, dorsedeki araç veya herhangi bir yükün üzerinde hiçbir şartla yolcu taşımak yasaktır. Yüklenen araç da bu kapsamda değerlendirilir: Arkasında veya üzerinde bir yük taşıyan kamyonun üzerinde yük olarak bulunan araçta insan seyahati yapılamaz. Bu nedenle, kurtarıcı kamyonunun dorsesine bağlanan araç (kaza yapmış veya bozulmuş araç), kanunen yük sayılır ve içinde kimse oturamaz.
Ayrıca Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin koltuk ve emniyet kemeri zorunlulukları hükümlerinde de (örneğin Yolcu tanımı ve M1 sınıfı araçlar) aracın hareket halinde seyir esnasında yolcuların araç içinde güvenli koltuklara oturması şartı aranır. Dorsede yüklenen araçta ise hareket halinde emniyet kemeri takmak veya uygun koltukta oturmak mümkün değildir. Bu da hem yasa tarafından hem de temel trafik güvenliği ilkeleri açısından bu uygulamayı yasaklayıcı bir etmendir.
Özetle, Türk mevzuatı yük taşıma kuralları kapsamında, yüklerin üzerinde insan bulundurulamayacağını açıkça öngörür. Kurtarıcı kamyonundaki araç da “taşınan yük” niteliğinde olduğundan, içinde yolculuk yapmak kanunen yasaktır.
Güvenlik Açısından Değerlendirme
Hukuki yasak yanında, yüklenen araçta yolculuk yapmak son derece tehlikelidir. Kurtarıcı üzerindeki araç hızlandığında, fren yaptığında veya viraj dönüldüğünde, yükün üzerinde oturan kişinin ani hareketlere karşı hiçbir güvenlik sistemi (emniyet kemeri, hava yastığı, sağlam oturma yerleri) bulunmaz. Platforma sıkıca bağlanmış bile olsa araçta herhangi bir çarpışma durumunda yükün üzerindeki kişi ciddi şekilde yaralanabilir. Ayrıca karayolunda stabilize edilmemiş bir aracın içinde oturmak, dengeyi bozarak yaralanmalara yol açabilir. Bu riskler nedeniyle trafik güvenliği ilkeleri yük taşıyan araçların üzerindeki yolcu taşımacılığını önleyecek biçimde düzenlenmiştir.
Uygulamada Yapılması Gerekenler
Kurtarıcı çağırdığınızda, kesinlikle araç içinde beklemeyin veya oturmayın. Yerel trafik polisleri ve zabıta, bu tür ihlalleri tespit ederse idari para cezası kesebilir ve sürücüyü uyarabilir. Bunun yerine kurtarıcı şoföründen kendi aracıyla birlikte seyahat etmek ister misiniz diye sorabilirsiniz; bazı kurtarıcı firmaları ikinci bir yolcu koltuğu sunabilmektedir. Bu durum şoförle önceden konuşularak netleştirilebilir. Alternatif olarak, ailenizden veya arkadaşlarınızdan yardım isteyebilir veya taksi/ulaşım hizmetlerini kullanarak aracın çekileceği yere gidebilirsiniz.
Sonuç
Kurtarıcı kamyonu üstüne yüklenen aracın içinde yolculuk yapmak yasa dışıdır. Karayolları Trafik Yönetmeliği açıkça yükler üzerinde insan taşınamayacağını emrettiği için, kurtarıcı üzerindeki araç içinde seyahat etmek hem kanunen yasaktır hem de ağır güvenlik riskleri taşır. Aracınız çekildiğinde, bu kurala uymak hem kendi güvenliğiniz hem de kanuni yükümlülüklerin yerine getirilmesi açısından zorunludur.

Bir yanıt yazın